21 Ağustos 2013 Çarşamba

Of!



Parka giden yola bakan bi evde çoluk çocuk doluşuk bi ev var. Yabancılar belli. Çocukların hali perişan. Bakkala sordum suriyeden gelmişler dedi . Ev sahibi olacak götoğlanı kalabalıklar diye evi neredeyse iki katına kiralamış. Fırsatçı piç. O çocuklar çocuk gibi değiller. 4-5 yaşında koca koca adamlar bakıyor. Acaba o pezevengin evladı bu çocuklara banknot gibi değil de insan göZüyle baksaydı bunu yapabilir miydi? Kaçmış lan insanlar. Anılarını, hayatlarını, sevdiklerini, işlerini bırakıp kaçmışlar. Neyine çıkar sağlıyon hala daha ibne. Ettiğim bütün küfürler anasının ak sütü gibi helal olsun.
Bugün hiç yapmamam gereken bişeyi yapıp suriyeli bebeğin görüntüsünü izledim. Bir oda dolusu ölü çocuk fotoğrafını gördüm. Yazarken bile gözlerim doluyo. Anneler gözünden bile sakındığı yavrularının kokusuyla ciğerlerine o huzuru çekemeyecek. Sarılıp öpemeyecek. Yav o kadar korkunç bi durum ki allah hiç bi anneye bunu yaşatmasın. Toparlanamıyorum bi türlü. Güneş'e sarılıyorum içim kan ağlıyor, utanıyorum. Huzurum batıyo resmen, nefes alamıyorum.
Kol mesafemdeki yavruma bakıyorum camdan vuran ay ışığında. O kadar güzel, o kadar savunmasız ve o kadar bana muhtaç ki allah hiç bir zaman onu bu kötü adamların gazabına uğratmasın. Hiç bir çocuk kötü kalpli leş insanların kocaman çıkarları uğruna üzülmesin, ölmesin. Bütün çocuklar hep gülsün ulan. Çok mu şey istiyorum?

14 Ağustos 2013 Çarşamba

Benim beyim benim kararım.


Benim adam ilk tanıştığımızda istAnbulun en ünlü klübünde
 barmendi (isim verme beynini akıtırım dedi) Adam gündüz tos tos uyuyup benim iş çıkış saatimde işe gittiği için bi süre yüksek volüm eşliğinde bakışarak canım gülüm zamanlarını geçirdik.  Barın köşesinde tüneyip adam ne verdiyse içtim içtim içiyordum efenim. Canım cicim zamanları bide sarhoş olsam da çaktırmayıp yanından ayrıldığımda salıveriyodum kendimi. Bigün izin alıcam erken çıkıcam hiç olmazsa bi yerde oturup muhabbet edelim dedi. Ay allah kahretmesin demez olaydı. Oturdum içiyorum bi yandan da bunun karılarla kızlarla içki alışverişinde ettiği muhabbeti dikizliyorum artık içkinin içine ne koyduysa nuri alço kılıklı ben bi fena oldum. Yığılıp kalıcam ama kalamıyorum. Kızım dedim kendine gel lokum gibi bebe eğer dağıtırsan suratına bakmaz. Neyse çıktık adam gibi sohbet edek dediği yer de meyhane. Orda da içtik sıçtık. Ben iyice ponç oldum. Amacı neyse artık o kadar içirmekte tecavüzcü kılıklıya bak hele. Neyse anacım dedim ben taksiye atlar giderim sen beni merak etme. Yok gel yürüyelim iki adım yer açılırsın diye sürükleye sürükleye yürütmeye başladı beni. Mojito ile başlayıp rakı ile sonlanan bi gecenin getirisi olarak da kustum kuscam afedersin.  Bi yandan istiklalden çıksak da geniş geniş kussam diğer yandan da şu adamı yanımdan savsam derdindeyim.  Ben fenayoooooooğğğğğğğğğğkkkkkk diye olduğum yere mideyi boşalttım. Kusarken yere baktığım için adamın sıtayliş adidaslarının tekinin töbe estafurullah bi acayip renk olduğunu gördüm. Aaa ulan öğlen kokoreç yemiştim ben falan oldum.
Adam nasıl tiksindiyse artık benden çöp gibi bırakıp kaçtı apartmana. Bu terbiyesiz adam çöp gibi bıraktı kaçtı ama ertesi sabahta zabaan zıbınında kapıya dayanıp evlenme teklifi etti. Aferim lan diyip hemen o gün evlendik demeyi çok isterdim. Epey meşakatli oldu evlenme yolumuz. Onu da sonra anlatırım. Hepiniz kokoreç yerken yukarıdaki kusuş anını düşünün. Yemeyin, yiyemeyin. Bütün kokoreçler benim olsun. Hayırlı işleeer bol kusuşlar

13 Ağustos 2013 Salı

Nabıyonuz anam eğleniyonuz mu?


Olum kaşlarım medeniyet kurmuş,dile gelmiş cımbıııız biraz cımbız diye inliyor ben kuaföre ne zaman giderim muamma. Saçlarımla birleştirip hun imparatoru havası vereyim diyorum onu da beceremiyom. Adam yakında çim biçme makinasıyla dalsa sesimi çıkarmam uslu uslu biçtiririm kendimi.

Şuan sokağa çıkmam gerekiyor. Ben ise bezini taktırmamakta direnen bebeme dil döküyorum. Gel gülüm çişini yaparsın çöldür çöldür, gel çocuğum götün üşüyecek, gel kuzum ortalığa çiş yaparsan sıçarım bacaana eşşolueşek. İnadına da kime çekti lan bu çocuğun derken aynada kendimle yüzleştim. Neyse konudan uzaklaşmayalım.

Küçümenken ne rahattı evire çevire giydirip, allayıp pullayıp hop beş dakkada beşiktaş. Şimdi çocuğa bi tişört giydirmek için girmediğim şekil kalmadı. 27 yaşındayım lan el kadar çocuğa gülüm bAlım yapıyom. Hay adaletine tüküreyim.  Eskiden böyle miydi azizim? Gel ulan buraya diye saçtan sürüklenip bacak arasına sıkıştırdığın gibi bitti gitti yallah. 

Televizyon ünitesinin tepesine çıkıp ordan koltuğa zıplama denemesi yapıyo şimdi de. Evi komple sünger kaplamak istiyorum olum. Çok mu şey istiyom? Yürümeye başlayınca zorlancan diyenlere selam eder çenelerini bağına sıçarım arkadaş. 
Zorlanıyorum olum. Çocuk uyuyunca sevinçten halay çekecek kıvama geliyorum. Gelen giden de yok bakmaya. Bi gün deliricem evde çocukla bir bokumla oynarken bulacaksınız haberiniz olsun. 

Aha çocuk oyuna dalmışken takayım bezini de alemlere akayım vuhuuuuu. Çocukla alem=çocuk parkında gölge salıncakta sallanma keyfi. 

Bu arada tanıdığım kim varsa bodrumda tatilde. Rezilsiniz,topsunuz! Terbiyesizler! Bodrumda olan varsa unutsun okuduklarını. İstemiyom olum okumayın banane. Tatilde olmayıp tatil diye inleyen bünyeleri öperim. Onlara sevgiler, onlara saygılar. 

Doğurdum,büyütüyom anlıyon mu.




Ben doğuralı yıl oldu. Götüm anca yer gördüğünden 13 ay sonra anca dönüş yaptım. İdare edin canısılar. Bebem kurtlu çünkü. Hobi olarak oturuyor uslu uslu oyun oynuyor desem yalancının flama taşıyanı olurum. Kuduruk ama uslu yenidoğandı. Uykusuzluğu hariç bi eziyeti yoktu bal yavrumun. Madem anam 1 sene rahat etti lohusa bunalımından da sıyrılmış gözüküyor dedi verdi coşkuyu. 

5.5 aylıkken serbest sürünüşe,7 aylıkken profeyşınıl emeklemeye, ve yaşında da çılgınca yürümeye başladı. Bi ara puseti görünce götü yanmış kedi gibi olsa da şu an pusetle pek bi içli dışlı. Yürümekten asfalta yapışacak kıvama gelene kadar yorup pusete bastığım gibi ohoooo bas gaza meltem bas gaza.  

İlk dişi de 5ay 25 günlükken çıkardı. Bi gün beyimin kafaya meteor düşüp kalk bi aveme dolaşak senin şu pacoz haline magazalarda derman bulak dedi. Ben de hele hüle diye hazırlanırken güm diye bi sesle ev sallandı. Odaya bi gittim çocuk tüm endamı ile yerde! Başında beklesin diye diktiğim çocuğun babası olacak ademceyiz de mutfakta soda peşinde. Ben böyle bir korku yaşamadım arkadaş. Çocuğu kaptığımız gibi gitiik acıbademe(para bok biliyon mu) rontgende gördü doktor çocuğun dişi bak anası önden 2 diş geliyo haberiniz olsun diye verdi müjdeyi. O saniye diş buğdayına kimler gelecek nasıl bir davet verelim falan diye düşünürken lan ne daveti çocuğun ilk okul masrafını hastaneye gömdüğümüzü hatırladım. Kısır yaparım oturur kemiririz lan neyine senin davet. Sonraki dişerde hep bir ağızdan çıkıcaz ulaaan dişiz biz diye lap lup çıkmaya başladı. Şuan ağzı parçalı beyazlı yavrumun 15 dişi var.

Çocuğun deyişiyle"memöö" ye tam gaz devam. Meme için deliren hanfendi ek gıdA serüveni başladığından beri toplasan 2 yumurta yememiştir. Zorlamıyorum ama yani ben de anayım arkadaşım . Uçak geliyoyu bile yaptım yok anam yok gülüüm çocuk iştahsız.

13 ayın arasını kapatırcasına yardıracağımı sizi temenni eder gözlerinizden öperim. Dağılabilirsiniz canım.

12 Haziran 2012 Salı

Babam, günün kutlu olsun!

Yazlığa giderdik.Elalemin çocuğu sokaklarda fink atar denize girer bilmemne biz oturur evde abim Bora ile kırmızı ergeneci test kitaplarından çılgınca test çözerdik. İsyan ederdik içten içe annemize kaçalım falan diye. Sonra hadi çocuklar giyin mayolarınızı derdi babacığım hürraaa bi kıyamet denize giderdik, yüzerdik, eğlenirdik kaçma planlarını ertelerdik hep. Hem disiplinli hem de çok katı bi adamdı babam.


Abimle babama gittiğimizde bizi evde karısıyla bırakmazdı hiç. Muaynehaneye götürürdü. Orda da yine kırmızı ergeneci kitabı ile test çözerdik. Gündüz hastalar falan derken balataları yakıp kükreyen babam akşam eve geldiğimizde yıh yıh diye gülüp eğlendirirdi bizi. Kırmızı ergeneci kitaplarında da, sürekli babamı sinir krizlerine sokan hastalarından da nefret ederdim!


Barış Manço'nun şarkısı vardı "AYI" diye. O şarkının içinde "aslan baba sen çok yaşa" sözü geçerdi. Abimle o şarkıyı söylerdik canhıraş çocuk çığlıklarıyla babamda "ah canlarım" diye severdi bizi. 


Bigün yine abimle krizlere girdik. Annemizi isteriz diye çılgınca ağladık. O sessiz sedasız anneannemi aramış anneannem bizi gelip almıştı. En son muayenehanenin terasında elinde sigarası demir sandalyede oturup bize doğru bakarken gördüm onu.


Sertti babam. Kalkmadı bi öpmedi bizi. Ağlamayın işte gidiyosunuz ananıza demedi. Uzaktan sadece baktı. Çocuk aklı bizde gidip sarılamadık korkudan.


96 yılında yukarıda bahsettiğim olayın üzerinden 1 sene geçtikten sonra annem elinde bir gazete ile geldi. Babanız ölmüş başımız saolsun dedi. Abim çılgın kıyamet ağlarken ben acaba babam tabuta nasıl sığdı? Kim taşıdı o kadar kilolu adamı diye geçirdim içimden. İri adamdı babam. 1,90 küsur boyu kilolarca kilosu olan bi adamdı. 


Ağlayamadım çok uzun zaman. İdrak edemedim. Bir de cenaze görmediğim için sanırım çok inanamadım öldüğüne. Hatta öldüğüne inanmadığım için kimseye "benim babam öldü" diyemedim. Herkes babamı yaşıyo sanıyodu. Abimle aynı okulda olduğumuzdan dolayı aslnda herkes biliyomuş durumu benim haberim yok. 


Ağlamadım,ağlayamadım çoook uzun süre.




Hayat bi şekilde devam etti. Yeri geldi içlendim. Hatta ergenliğimin tavan yaptığı seneler çılgınca ekmeğini yedim babam öldü benim diye. Çok depresif oldum.Sonra geçti ama.


Büyüdüm evlenmeye karar verdim. Klişe aile tanıştırma derken beni istemeye geldiler. Allahın emri kısmından sonrasını hatırlamıyorum. O nasıl bir ağlamaktır arkadaş. İnsan en mutlu gününde böyle ağlar mı demeyin. Ağlar. Öyle bi koydu ki babasızlık o gün. En mutlu günlerimden birini kalbimde hafif bi sızı eşliğinde hatırlarım bu yüzden. Evlendiğimde de bi burukluk falan yoktu içimde ne yalan söyleyeyim şimdi. Telaştan koşturmadan ağlamaya fırsat kalmadı.


Kendisi ile ne bir doğum günü,ne bir yılbaşı ne bir bayram ne de bir babalar günü kutlamışlığım var. Baba kavramı nedir, evin içindeki baba figürü ne işe yarar şimdi yavrucanım ile birlikte bende sevdiceğim sayesinde yaşayacağım. 

1 Haziran 2012 Cuma

Kocamın içine İzzet Altınmeşe kaçtı a dostlar!

Gebelik hormonundan mı kendi cinsliğimden mi bilemediğim sinir,stres
duygusallık, her şeyi götümden anlayıp doğrusunu anlayana kadar anlatanı hayatından bezdirme halim mevcut. Her şeye ama her şeye takığım.

Hal böyle olunca sevgilimin tahammül sınırlarını zorladığım için adam haliyle çoğu şeyi bana çaktırmadan yapar oldu. Adam o kadar haklı ki içime koca karı kaçtığı için mütemadiyen söyleniyorum. Gerçi hoş yaptığı işleri çaktığım anda da söyleniyorum. O daha da fena.Çekilir dert değilim valla.

Sevdiceğim işi gereği takım elbise giymek mecburiyetinde. Normalde sezon başı beraber gidip takım elbise,ayakkabı seçeriz birlikte. Adam takım elbise giymeye 30undan sonra başladığı için e haliyle tek başına beceremiyo naapsın? Allah onu da öyle yaratmış.

Çenemden ve benim işlerimden dolayı dün sezonluk alışverişini kendisi yaptı. Eve geldiğinde aldıklarını bayramlık velet edası ile bir bir gösterirken ayakkabıları kutusundan çıkarttı. Ve o an   hanemize güneş doğdu. Evimiz ışıldadı. Pabucun tekinde gözlerimdeki hayreti, diğer tekinde ise ağzımın beş karış açıklığını gördüm. O an sevdiceğim ile geçirdiğim yıllar gözümün önünden film şeridi gibi geçti. Pabuç, pabuç değil kulis aynası mübarek. Pırıl pırıl, şıkır şıkır.Şoku atlatıp işi dalgaya vurunca sevdiceğim olacak içine flash tv sunucusu kaçmış adam haliyle bozuldu biraz. Verdim çeneyi ben de. Adamın ne türkücülüğü kaldı,ne pavyon fedailiği, ne de içinde büyüttüğü efsanevi kırocan. Kendisini morartıp, intihar eşiğine getirinceye kadar söylendim allah söylendim. Amacıma ulaşıp adamı ayakkabılardan soğuttum." Ya bunlar mağazada böyle durmuyodu harbiden çok çirkinmiş" dediği anda verdim ayarı,verdim hürrem taktiğini yolladım ayakkabıları değiştirtmeye. Az zaman sonra da insani parlaklıktaki pabuçları ile eve gelince de verdim sempatikliği verdim neşeyi.

Bi de dırdırla hiç bişey hallolmaz derler.Götümü yesin onu diyenler.

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Bebem dile geldi.

05:30
Annem olacak kadın kalksın da karnımı doyursun diye tam 1 saattir tekmeliyorum. Nasıl derin uykudur bu osura osura uyuyo hala daha. 

05:45
Sonunda uyandırdım. Ayağa kalktığını anlayabiliyorum çünkü epey sarsılıyorum ayağa kalktığında. Mutfak en sevdiğim yer olduğu için hemencicik mutfağa gittiğini ayırt edebiliyorum. Ama bu anam olacak zilli kadın pembe o iğrenç hapı içip yatağa,uyumaya geri döndü. İsyan edicem şimdi. Tekmeleyip durayım da rahat ettirmeyeyim.

07:00
Müzikli ses ile uyandı nihayet. Bıyıklıyı uyandırdı. Aç bırakıyo falan ama sesi pek bi huzurlu bu kadının be. Nasıl güzel konuşuyo bıyıklıyla.Bunlar tatlı tatlı konuşurken ben rahat durur muyum tabi ki de bastım tekmeyi bastım yumruğu. Annem bak bak hareket ediyo ne güzel koy elini dediği anda bıyıklı eli koyar koymaz duruyorum ki gıcık olsunlar. Elini çekince veriyorum coşkuyu. Oh.

07:30
Bıyıklıya el sallıyoruz pencereden. Annem çevremdeki ne var ne yok anlatmaya çalışıyo.Bak çocuğum bu martı,bak çocuğum bu kedi,bak çocuğum bu ağaç. Hala daha peynirden,zeytinden, reçelden ses yok. Varsa yoksa martı,börtü böcek. Bak annee bu da nah deyip hareket çekiyorum ama ay benim kızımın hoşuna mı gitmiş diyip beni iyice uyuz ediyo. Kendimi ifade etmeyi bi türlü öğrenemedim. Sinir oluyorum.

08:30 
Saatler süren açlığım nihayet son buldu. En sevdiğim şey domates sanırım,yedikçe bi coşku geliyo bana sorma. Bide arada susamlı bişey yiyo onu da seviyorum. Karnım doyduğuna göre uyuyabilirim artık.

09:00
İki dakika uyuyayım dedim kıpır kıpır kadın arkadaş. Sürekli sallanıyorum içeride. Bi otursa da rahat rahat uyusam. Bi yandan da sallanmak da hoşuma gitmiyo değil. Aa ne güzel oluyo be tatlı tatlı. 

11:00 
Süt tadı geldi diye uyandım.Pek sevindim hatta çılgınca sevindim. Sütü içtikten sonra biraz uzanıyo sanırım karnına da bişey sürüyo vıcık vıcık. Ovalıyo falan. Fırsat bu fırsat dayıyorum popomu bende. Sırtıma, popoma her yerime masaj yapıyo. Uyuyoruz sonra.

12:00
Tüy yumakları geldi dayadılar kendilerini bana gır gır gır sesle bi rahat vermediler. Bide patileriyle yoğuruyolar sanki beni pek bi hoşuma gidiyo. Karşılık olarak ben de elimi dayıyorum aklı gidiyo salakların.hohohoh.

12:30
Geçti yine o bilgisayarın başına renkli renkli bişeyler yapıyo. Bi yandan da açtı gıy gıy müziği nefret ediyorum anlatamıyorum ki arkadaş.Tepkimi oynamayarak vereyim diyorum yapamıyorum.Sıkışık burası, müzik berbat, hayat beni şimdiden çok yordu.

14:00 
Uyandığımda hortum şişmiş gümbür gümbür yiyecek bişeyler geliyodu. Ispanak yiyiyo yine bu ya. Nefret ediyorum. Yine çişimi yapıp onu içmeye mahkumum arkadaş.

16:00
Bu ayakkabıları giydiğine göre yürümeye çıkacak annecim. Yürümesi iyi de merdiven olayı çok can sıkıcı. Sıkışıyorum her basamakta. Sokakta herkes çok güzel olduğum için bakıyo bana. Buruşuk yüzlü kadınlar ellerini koyuyo başımın üzerine. Seviniyorum. Sallanmaktan uyuyakalıyorum sonra.

17:30
Çikolata yiyiyo yaşasın! O kadar seviniyorum ki kordonla düğüm oluyorum.Kendimi çözebilmek için epey uğraşıyorum. E haliyle yoruluyorum annemde o ara mutfakta bişeyler yapıyo. Elim kolum birbirine girmiş bi şekilde bu sıkışık yerde izlemeye çalışıyorum.

18:10
Bıyıklı geldi. Seviyorum bu adamı. Annemi öptükten sonra benim de yanağımdan öptüğünü sanıp kolumu,bacağımı hatta bazen popomu öpüyo. Hoş geldin beş gittinden sonra kayboluyo ortadan.Az zaman sonra annem açık havalı bi yere çıkıyo. Babam olacak bıyıklı da orada. Evdeki kanatlı hayvanattan büyük kanatlı hayvanlarla uğraşıyo. Yem falan verip,onları uçuruyo.Çok acaip. Annem de bi yandan sesli sesli bi şeyler okuyo. Bi ara ne güzel aslan kardeşli kitaplar okuyodu bana.

19:30
Hah işte en sevdiğim anlardan biri daha geldi çattı. Yemek yiyolar. Annem olacak embesil paso su içiyo.Ay çıldırtacak bu kadın beni. Zaten su içindeyim kardeşim azıcık fazla katı bişey yesen de karnım iyice doysa.

21:00
Annem ayaklarını uzatmış, bıyıklıya da dayamış sırtını. Oh on dönüm bostan yan gel yat osman. Keyfi yerinde olduğunu hissedebiliyorum. Bu arada akşamları tek eğlencem bunlar televizyon izlerken annemin karnında keşfettiğim içi sarı su dolu keseye basıp basıp zıplamak. Ay nasıl eğlenceli bi bilsen. Gerçi iki de bir annem gidip o suyu boşaltıyo ama olsun yarın saat sonra tekrar doluyo hop bi daha zıplıyorum.Çok eğleniyorum çok.

23:00
Şu 32 haftalık hayatımda en çok nefret ettiğin ne diye sorsalar diş macunu derim. Ben böyle iğrenç bişey görmedim,bilmiyorum,tatmadım. Annem ne zaman dişlerini fırçalasa içim dışıma çıkıyo saçma sapan hareketler yapıyorum. Kadın da dayanamıyo bazen kusuveriyo. Hayda sabaha kadar aç kal işin yoksa. Sabah akşam çekilecek dert değil cidden.

02:00
Annem, çimenler üzerinde koşup şarkılar söylüyo. Bıyıklı da yanında. Piknik yeri gibi bi yerdeyiz. Sanırsam şu kıvırcık kafalı olan da benim. Ulan! bu kadın en son yatağa girmemiş miydi? Uyurken kaçırdım demek ki. Yoo sağımda bıyıklı, solumda yastık. Tepemde bi yerde kıl yumağının ufak olanının kafası var. Gayet evdeyiz şu anda. Annem de uyuyo. Hayat cidden çok garip.

03:45
Yuppiiii sarı sıvının olduğu kese dolmuş.